Depresyon Kılavuzu
Salı, Mayıs 6, 2008 -Kategori: tavsiyeler
"Kambur üstüne
gelmeyen kamburun gözü kör olsun ." tadında bir ajanda sahibisin sen
şimdi. Beş yaşından başlayarak rezil olduğun bütün anlar , hiç de
acelesi olmayan sırıtkan bir mehter ekibi gibi gözünün önünden geçiyor.
Düşündükçe yenilerini bulduğun bu anların her biri için koşup yemek
masasının altına saklanmak istiyorsun . İntikamını almadığın ne varsa
toplaşıp , ağır bir yumak halinde böğrünün üzerine oturuyor. Ah! Keşke
sen de lafı gediğine koyan , hiç rezil olmayan , ne yaşasa üzerine
bulaştırmayan insanlar gibi olabilsen . Egon , bulaşık bezinden
hallice. Süper egon olmuş sana bir zebella! Tekme tokat girmişsiniz
birbirinize ! Ne zaman insan içine çıksan sınıfta çiş yapmış bir
çocuksun . Herkes seni görmezlikten mi geliyor , nedir?Sanki ruhun
'kırolaşıyor' da senden başka herkes stil sahibi. Tam da bu pozisyonda
oyuna kabul edilmek için yalvaran bir çocuk kadar zavallısın . Durmadan
rezil olduğun yetmezmiş gibi , bir de üzerine gidiyorsun rezaletlerin .
Kurşun kalemle yaptığı temiz ödev hatasını parmağıyla silmeye çalışan
silgisiz bir çocuk gibisin; neye dokunsan leke bırakıyorsun . Diğer
yandan bütün bunları kendinin uydurduğunu bile bile , bu yüzden de "Ben
niye böyle oldum?" diye diye , daha da beter yamultuyorsun kendini .
Hayatın tadı saman gibi , mecburiyetten geviş getirmektesin sen .
Hoş geldin kardeş! Hayırlı olsun .: Halk arasında bilinen adıyla 'depresyondasın '.
Maalesef 19.
yüzyılda yaşamıyoruz. O yüzdendir ki , kendini bir yere kilitlemenin
'manastıra kapanmak' şeklinde meşru bir yöntemi yok . İlla verimli bir
profil çizeceksin , illa hayata karşı hazır cevap olacaksın .
Prozac'tır , Xanax'tır bütün bu anti-depresanlar seni süratle klip
tadındaki bu hayata "geri kazandırmak" için yapılmış icatlardır
zaten.Buna 'human recylcling process' de diyebiliriz.:İnsan posasından
neşeli bireyler çıkarma işlemi.!Güzel olurdu tabii;efendi gibi giderdik
müsait manastıra , kilitlerdik kapıyı ,"durma hakkımızı" kullanırdık
.Fakat nedir? Mümkün değildir. O yüzden bu 'aptalsın aptaal'
psikolojisini mümkün oldupunca en efendi biçimiyle yaşamak icap ediyor.
'Depresyon Kılavuzu' bu noktada devreye giriyor.
Zorlamayacaksın .
Kötüysen kötü olacaksın . İlla iyi olayım , illa toplumla kaynaşayım
demeyeceksin . Hayatın bu bölümü de böyle geçiversin yani , ne olacak?
'Depresyonlu' bir kimsenin bu çeşit üstüne gitmelerle kendini
yormasında büyük sakınca vardır , enerjisini ekonomik kullanması
gerekir. Enerjini günlük ödevlere saklayacaksın . "Bugün sokağa
çıkılacak , şurada bir çay içilecek , burada durulup insanlara
bakılacak , son parayla bile olsa iyi bir yemek yenecek ,' sen niye bu
kadar kötüsün?' gibi yıpratıcı meraklara sahip olmayan arkadaşlarla
havadan sudan bahsedilecek , eve doğru kaçmaya çalışan adımlara yol
şaşırtılacak " şeklindeki ödevler arzuya göre çoğaltılabilir. :))
'Depresyonlu'
kişinin hastalık derecesinde mutlu insanlarla sık görüşmesi de büyük
tehlike ihtiva eder;o tip mahluklarla mesafeli ilişki kuracaksın.
Manasız zırlama ihtiyacını tek başına Sadi Alışık filmleri
izleyerekgidereceksin. "Ben niye böyleyim?" sorusu hiç sorulmayacak
.Sen de böylesin ne yapalım ? Şehir de ne kadar lüzumsuz kültürel
etkinlik varsa hepsi takip edilecek, günü kurtarma hesabı yapılacak.
"Katlanma" hissi uyandıran hiç bir kişiye eve hiçbir etkinliğe imtiyaz
tanınmayacak.
Daha önce yapılmayan herşey denenecek , şehirdeki lunaparka gitmedin hiç mesela , gitsene .:)
Rezil olma , kaçma ,
zavallılaşma , beceriksiz olma hakkı gibi İnsan Hakları Beyannamesi'ne
niyeyse konulmamış bütün haklarını kullanma zamanın şimdi . Kullan
hepsini . Korkma! İki ay sonra kimse senin bütün o saçmalıkları
yaptığını hatırlamayacak . Hatırlasalar da boşver!Sen kendin için bir
kayalıksın şimdi. Diğer herşey ayaklarına vurup yokolan köpükler.
Sağlam dur kardeş! bu da geçer! :)
Ece Temelkuran
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır