...

16/5/2008

Mücevherlerden sarraflar anlar ancak,

başkasına kanma.

Ne fark eder ki kör bir insan için

Elmas da bir cam da.

Sana bakan bir kör ise

sakın kendini camdan sanma...

 

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

***

15/5/2008

Kapıyı açtı ..
Ağlıyordu..
Sevgilisi dün sabaha karşı beşte ...
Bir daha hiç dönmemek üzere..
Anlıyorsunuz değil mi, cam kırıkları ağzının içinde..

Koca adam oysa , koskocaman birşey.Ama işte konuşsa dili kanayacak sanki , ağzı bütün cam kesiği .
Bu hayatta olan şeymiş gibi sevgilinin gidişi , bunun üzerine artık hiç birşey olmayacakmış gibi...
"Bitti" yani.
Biter , bilirsiniz.
Yanmış kibritler gibi kolay ufalanan ve boynu eğik, bir daha yanamayacak kadar "yanık" ...
Kalıverir insan , kalıverir...
Artık yüzüne bakılmaz..

***

Hayat yüzüne bakmaz insanın , halden anlamaz. Yürüyüşün değişir, omzunun biri eğik , öbürü ondan da eğik ; çaresiz ,silahsız bir alacaklı gibi hayattan . Alacaklısındır hayattan .
Günler yakanı bıraksın istersin . Olup bitenin ortalarında durmak değil de , gürültünün şöyle kıyıcığına ilişivermek istersin . Görmesinler seni , kimse de birşey sormasın .. Hayat öyle kendi kendine gidiversin . Zaman geçiversin ve bu yara öyle kenarları tatlı tatlı kaşınacak kıvama gelsin , kabuğunu kaldırınca kanamayacak kadar iyileşsin . Ama yine de ille de 'O' gelsin ; geri gelsin . Yağmalasın etini , jiletlesin kalbini , ama yine de geri gelsin . Hep , belki de aniden iyi bişey oluverir sanırsın . Yalnız kaldıkça iyice enayileşip bir telefon açarsın . Bambaşka bir alemdedir elbette o , paldır küldür yerlere dökülüverirsin .

***
Birini görsen de sorsan keşke ; Daha çok var mı? Çok varsa daha , uyusan . Çocukluk yolculukları  gibi. Uyusan geçse. Geçinceye kadar uyuyabilsen . Biri tam olarak ne kadar uyuman gerektiğini söylese . Çocukluk yolculuğu gibi .. OLabilse..

***
Sonunda peki ? Yani... toz duman geçince?
Şu ağaç senden daha uzun sürecek , şu ucuz tükenmez kalem bile yani. Bu karga sen öldükten sonra da geçecek buradan. Ona yazdığın günlük notlar var ya , "Elektrikçi gelecek saat 17:00'de. Öpüyorum ." dediğin sarı kağıt , yeryüzünde senden çok kalacak , bu acıdan daha uzun ömürlü hepsi. Tuhaf değil mi ? Bu kalp kırıkların , kan pıhtılarının hiçbiri kalmayacak yani. Sana şimdi öyle gelmiyor değil mi? Uzayıp , yayılıp acı , bütün Asya kıtasını kaplayacak gibi. Oysa sorsan o yalancı babalar gibi "az kaldı" diyecekler sana . Ama bu bütün çocukluk yolculukları gibi uzun sürecek .
Uzayarak , uzun..
Sus şimdi , konuşma , dilin kanıyor yine...

Ece Temelkuran

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

güz gelmiştir

14/5/2008 -Kategori: siirler

...
Gözlerin parıldıyor mu, arada bir
düşleyince beni
orada?

Gözlerim kararıyor, arada bir
düşleyince seni
burada.

Sen karanlık beynimin aydınlık köşesi
siyah düşüncelerimin beyaz döşeği
pırılpırılsın
burada.

Ben ışıklı yolunun karanlık köşesi
beyaz düşlerinin siyah döşeği
kapkarayım burada.
...

ol/an
Oruç Aruoba

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

İşte bu, dostum!

12/5/2008

...
İşte bu, dostum!Bu, bizi bütün zenginlikler içinde yoksul kılan: yalnız olamamamız: içimizdeki sevginin, yaşadığımız sürece, ölüp gitmemesi.
...
Ama kimse de demesin ki bizi, yazgı ayırıyor! Biziz bunu yapan, biz: biziz, kendimizi bilinmezin gecesine; herhangi başka bir dünyanın soğuk yabancılığına fırlatıp atmaktan haz alan---olabilseydi, güneşin çevresini de terkeder, yanılgı yıldızının sınırlarının ötesine saldırırdık.Ah! İnsanın yabanıl yüreğine denk gelen bir yurt yok; nasıl, güneşin ışınları yeryüzünde ilkin olgunlaştırdığı bitkileri sonradan kurutup yakarsa, insan da öldürür yüreğinde gelişen tatlı çiçekleri, neşelerini, yakınlığın ve sevginin.
Hölderlin
Hyperion, 1

Oruç Aruoba
ol an

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

Me myself and I

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro